1,49 €
Sevgili Okuyucularım ; Gizemli Prenses, adlı kitabımız küçük kızın; endişeleri, yaramazlıkları ve haylazlıkları gibi maceralarıyla dolu güzel bölümlerini zevkle okuyacak ve onun bu serüvenine ortak olacaksınız. Hadi bakalım, kitabımızı okuyalım. Bu güzel kızımız neler neler yaptı…
Das E-Book können Sie in Legimi-Apps oder einer beliebigen App lesen, die das folgende Format unterstützen:
Veröffentlichungsjahr: 2019
Bengül DEDEOĞLU
Eğitim-Öğretim Çocuk Kitapları
ISBN: 978-605-89601-5-2
Baskı Tarihi: OCAK 2017
MENAJER: Emrah TÖRÜN
İletişim: 0555 877 48 66 Editör Emrah TÖRÜN
Kapak: ŞabanAYHAN
Dizgi Tasarım: Emrah TÖRÜN
İÇİNDEKİLER
Sevgili Okuyucularım;
Gizemli Prenses, adlı kitabımızda küçük kızın;endişeleri, yaramazlıkları ve haylazlıkları gibimaceralarıyla dolu güzel bölümlerini zevkle okuyacak ve onun bu serüvenine ortakolacaksınız.
Hadi bakalım, kitabımızı okuyalım. Bu güzel
kızımızneler neler yaptı…
KRAL VE KRALİÇE
Uzak diyarların birinde, mutlu insanların yaşadığı şirin mi şirin, güzel bir ülke vardı. Bu ülkenin ortasında koskocaman bir şato vardı.Ve dağlarında ki çam ağaçlarının kokusu tüm ülkeye yayılırdı. Ormanlar, kırlar uçuşan serçeler, çayır kuşları, ispinozlar, karatavuklar, kanaryalar ile doluydu.
Şatonun etrafındaki rengârenk evlerde yaşayan halkın ise etrafı beyaz çitlerle çevrili, çiftlikleri vardı. Atlar, kuzular, keçiler, inekler, ördek ve tavuklar…
Herkes birbirine yardım ederdi. El birliği ile tüm zorlukların üstesinden gelirlerdi. Şato çok görkemli, çatısı mor boyalı, kocamandı. Çiçeklerle dolu bahçesi de harikaydı. Yaşlı ve kocaman ağaçlardan bazılarının yaprakları, sonbahar mevsimi geldiğinde sararırdı.
Sonbahar rüzgârının esmesiyle yapraklar yere düşerdi. Ağaçların bazıları ise yeşil kalır ve yaprakları hiç dökülmezdi. Ağacın dalında neşeyle dans eden birçok kuş vardı. Bahçe öyle güzel çiçeklerle bezeliydi ki, kokuları siz deyin on mahalle, ben diyeyim yirmi mahalle öteden duyulurdu. Bin bir çeşit çiçekle renk cümbüşü içerisindeydi. Ballıbabalar, katırtırnakları, utangaç mavi mine çiçekleri vardı
Rüzgârlar kimi zaman sert esip, bulutları kovalamış, kimi zaman serin eserek, çiçeklerin büyülü kokularını etrafa yaymıştı. Her sabah, gün doğumunda bütün çiçekler uyanırdı.
Sabah aydınlığıyla genişleyen gökyüzünü izleyip, mutluluk türkülerini hep bir ağızdan söylerlerdi. Hepsi birbiriyle dost, hepsi iyi arkadaştı. Renkleri o kadar canlı, o kadar başkaydı ki; bahçenin önünden her geçen durup bakar, bu güzelliğe hayran kalırdı. Kral, bir çocuk gibi sevinerek bu güzel çiçekleri öperdi.Her akşam güneş batınca dağların gerisinde, ay ışığı altında çiçekleri tek tek sulardı.Laleler, kralı gördüklerinde daha dik durmaya, menekşeler, papatyalar ve güller de güzel kokularını her köşeye yaymaya başlardı.
